Seyda Gavsgillerden Şeyh Muhammed Hafid’in yanında ilim tahsil ederken bazen ders ondan gidiyordu. Bunun üzerine Seyda hocasına bu durumu arz ettiğinde Şeyh Muhammed Hafid kendilerine: “Molla Abdürrezzak kasem ederim ki okusan da okumasan da yine de alim olacaksın” buyurdular.
***
Şeyh Kemal el-Ahmedî de ders okurken Şeyh Said olaylarında Şeyh Kemalgillerden herkes kaçtı. Ancak Şeyh Kemal ve Seyda kalmıştı. Şeyh Kemal (k.s) seccadesi üzerinde silsile-i nakşibendiyyeyi okuyordu. Şeyh Kemal silsileyi bitirdiğinde arkasına baktı ve Seyda’yı gördü. Dedi ki: “Ey Molla Abdürrezzak, tüm akrabalarım kaçtığı halde sen neden kaçmadın?” Seyda şöyle cevap verdi: “Seydam’ın canı, benim canımdan daha kıymetli olduğu için kaçmadım” demesi üzerine Şeyh Kemal kasem ederek “ey Molla Abdürrezzak sen büyük bir alim olacaksın” dedi.
***
İlim tahsilini bitirip Şeyh Ahmed el-Haznevî’ye (k.s) intisap ettikten sonra orada bulunan diğer Mollalardan önce hilafet alması üzerine diğer sâlikleri gönül koymuşlardı. Bunun üzerine Şeyh Ahmed el-Haznevî (k.s) sâliklerini toplar ve derki: Molla Abdurrezzak’ın sizden önce hilafet almasına şaşırmayın ve kırılmayın. Zira o buraya geldiğinde lambası doluydu, biz sadece onu yaktık. Oysa sizinkini halen doldurmakla meşgulüz” buyurdular.
***
Seyda’nın (k.s) hanımı, annemiz Ferha hanım bir gün Seyda Hz. lerini ağlar görür. Ağlamasının sebebini sorar. O’da Şeyh Ahmed el-Haznevî (k.s)’nin bir sohbetinde kendilerini müridlere örnek alınması gereken kişi olarak zikrettiği haberini aldığını ve bundan dolayı ağladığını ifade buyururlar. Annemiz Şeyh Ahmed el-Haznevî (k.s)’nin sohbette ne dediklerini sorması üzerine Seyda’da Şeyh Ahmed el-Haznevî (k.s)’nin “her mürid mürşidini sever. Fakat olması gereken yüksek mertebe odur ki, mürid çalışsın amel etsin ve mürşidinin kalbinde yer tutsun ki mürşidi de onu sevsin, tıpkı bizim Molla Abdurrezzak gibi” dediğini söyler ve Şeyh Ahmed el-Haznevî (k.s)’nin “bizim” ifadelerinden dolayı da mesrur olduğunu ve gözyaşlarını tutamadığını ifade eder.
***
Şeyh Ahmed el-Haznevî (k.s)’nin yanına bazı talebeler ilim okumak için gelmişlerdi. Şeyh Ahmed el-Haznevî (k.s) onlara: “siz Molla Abdurrezzak’ın yanında talebe olunuz. Çünkü onun yanında bir senelik ilim okumak yedi senelik ilim okumaya bedeldir” buyurmuşlardır.
***
Seyda Hz.leri Halit köyünde bulunduğu sıralarda Halit köyündeki köylüler Şeyh Ahmed el-Haznevî (k.s)’nin yanına tövbe almak maksadıyla geliyorlardı. Şeyh Ahmed el-Haznevî (k.s) onlara “Biz sizlere bizden birini yolladığımız halde siz hala kendinizi yoruyorsunuz. Zira Molla bizdendir. Onun yanına giderseniz bizim yanımıza gelmiş gibi olursunuz” buyurmuşlardır.
***
Şeyh Abdurrezzak (k.s) kendileri anlatmışlardır:
Bir gün rüyamda Resûli Ekrem (s.a.v.) efendimiz evimi şereflendirmeye geliyorlardı bende onları karşıladım. Evin içine girdiler ve oturdular. Bende kapının yanında ayakta hizmet ediyordum. Sonra kapı çalındı ben kapıyı açtım. Ebû Bekir-i Sıddık (r.a) içeri girip Resûli Ekrem (s.a.v.) efendimizin yan tarafına oturdular. Sonra Hz.Ömer (r.a), Hz. Osman (r.a), Hz. Ali (r.a) ve ayrıca aşere-i mübeşşereden olan diğer sahabîlerde sırasıyla geldiler ve Resûli Ekrem (s.a.v.) efendimizin etrafında bir halka şeklinde oturdular. Ben kapının yanında ayaktaydım. Resûli Ekrem (s.a.v.) efendimiz şöyle buyurdular: “Ha ulai min ehlil cenne=bunların hepsi cennet ehlidirler” dedi. Ben ‘ene ya Resûlullah=ben ey Allah’ın Resûli’ dedim. Resûli Ekrem (s.a.v.) efendimizde: “ente min ehlil cenne=sende cennet ehlindensin” buyurdular. Seyda Hz.lerinin rüyasında cennetle müjdelendiği haberi Şeyh Ahmed el-Haznevî (k.s) Hz.lerine anlatıldığı zaman “keşke bizde o rüyanın içinde olsaydık” demişlerdir.